UBP Vizyon ve Proje Çalıştayında Rektörlerin Bakan tarafından Tehdit edilmesini şiddetle kınıyoruz
UBP Vizyon ve Proje Çalıştayında Rektörlerin Bakan tarafından Tehdit edilmesini şiddetle kınıyoruz . Yükseköğretimin Devlet aklı olması gerektiği yerde Yükseköğretim üzerinden siyasi şov yapamazsınız!
Üniversiteler siyaset kurumunun arka bahçesi değildir. Üniversiteler, devletin geleceğini inşa eden, bilim üreten ve özgür düşüncenin temsil edildiği kurumlardır. Bu kurumlara karşı kullanılan her baskı dili, aslında ülkenin geleceğine yöneltilmiş bir baskıdır.
Dün gerçekleştirilen UBP vizyon ve proje çalıştayına , Milli Eğitim Bakanlığı Bakan adına tüm Üniversite Rektörlerinin bu çalıştaya katılımları istenmiştir., Toplantıya katılan birden fazla üniversite rektöründen tarafımıza ulaşan bilgiler, yalnızca yükseköğretim adına değil, devlet yönetimi anlayışı adına da ciddi kaygılar yaratmıştır.
Tarafımıza aktarılan bilgilere göre, üniversite rektörleri toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi daveti ile katılmışlar, ancak toplantının işleyişi ve organizasyonunda siyasi bir parti çalışması olması, birçok katılımcıda rahatsızlık yaratmıştır.
Her şeyden önce bunun net bir şekilde bilinmesi gerekmektedir.
Devlet ile siyasi parti birbirine karıştırılamaz.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın davetiyle bir araya gelen üniversite yöneticileri, herhangi bir siyasi organizasyonun parçası haline getirilemez.
Devlet ciddiyeti bunu gerektirir.
Daha da vahim olan ise, tarafımıza aktarılan bilgilere göre üniversitelerden önümüzdeki Salı gününe kadar yükseköğretim politikalarına ilişkin önerilerini hazırlamaları istenmiş, bunu yerine getirmeyen üniversitelerin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünden kamuoyu önünde ifşa edileceği yönünde ifadeler kullanılmış olmasıdır.
Eğer yükseköğretim politikaları bu anlayışla oluşturulmaya çalışılıyorsa, ortada konuşulması gereken çok daha büyük bir sorun vardır.
Çünkü !
Yükseköğretim tehditle yönetilemez.
Üniversiteler baskıyla üretmez.
Bilim korku ikliminde gelişmez.
Üniversiteler bu ülkenin en değerli kurumsal yapılarıdır.
Rektörler de hesap sorulacak memurlar değil, devletin yükseköğretim politikalarının en önemli paydaşlarıdır.
Asıl sorulması gereken soru şudur!
Bugün üniversitelerden yeniden politika istenmektedir.
Peki yıllardır hazırlanan raporlar nerededir?
Hani Bakanlık sözde bunları yapmıştı!
Üniversiteler Birliği’nin ortaya koyduğu çalışmalar nerededir?
YÖDAK’ın önerileri nerededir?
Cumhuriyet Meclisi’nde defalarca dile getirilen çözüm önerileri neden uygulanmamıştır?
Hazırlanan Yükseköğretim Değişiklik Yasası neden hala bekletilmektedir?
Sorun bilgi eksikliği değildir.
Sorun vizyon eksikliğidir.
Sorun siyasi iradenin yıllardır gerekli reformları hayata geçirmemiş olmasıdır.
Demokrat Parti olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz!
Cumhuriyet Meclisi hiçbir üniversiteyi tehdit etme makamı değildir.
Cumhuriyet Meclisi, millet adına çözüm üretme makamıdır.
Ve buradan çok net bir çağrıda bulunuyoruz.
Eğer gerçekten yükseköğretimi ayağa kaldırmak istiyorsanız!
Üniversiteleri tehdit etmeyi bırakın dinlemeyi tercih edin.
Siyasi görüntüler, şovlarla bir yere gidemezsiniz! reformları hayata geçirin.
Siyasi Çalıştaylar düzenlemekle zaman harcamayın! Neredeyse tam 5 yıl ne yaptınız ? Yıllardır bekleyen tarafınızdan bekletilen kararları uygulayın, yasaları Cumhuriyet Meclisine getirin!
KKTC nin artık yeni siyasi fotoğraf karelerine ihtiyacı yoktur ! Yeni başarılara ihtiyacı vardır.
Son söz !
Eğer herhangi bir üniversite, düşüncesini özgürce ifade ettiği veya ifade etmediği için Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde hedef gösterilmeye çalışılırsa, o kürsüde yalnız üniversiteler konuşulmayacaktır. O kürsüde yükseköğretimi yıllardır çözümsüz bırakan anlayış da millet adına tarafımızdan sorgulanacaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği yükseköğretimdedir.
Bugün çıkıp ! “ortaya çıkacak vizyon KKTC ye yön verecek diyorsunuz”
5 Yıldır Size bu vizyonun hayata geçmesi için Cumhuriyet Meclisinde Halkın kürsüsünden defalarca çağrı yaptık! Halkımızı ve devletimizi düşünseydiniz! Koalisyon Hükümeti olarak ortak akılla çoktan süreçler tamamlanmış tüm sektörel açılımlar başta olmak üzere Halkımız geleceğe daha güvenle bakabilecek bir durumda olabilirdi !
Bu geleceği korkuyla, tehditle, siyasi şovlarla oluşturamazsınız ! Özgür düşünceyle, ortak akılla ve gerçek reformlarla inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Saygılarımla
Serhat Akpınar
DP Genel Sekreteri
Girne Milletvekili